Pazarlama ve Reklam Arasındaki Farklar

Pazarlama ve Reklamlar, kulağa benzer gelse de aslında benzemiyorlar. Reklam, Pazarlama adında daha büyük bir oyunun sadece bir parçasıdır. Pazarlama, araştırmadan tasarıma, reklamdan satışa kadar bir marka hakkının tamamen kavramsallaştırılmasını kapsar. Diğer taraftan, reklam pazarlama sürecinin bir bileşenidir, ancak bu, ürünü tanıtmak için çeşitli ortamlar aracılığıyla mesajları iletmekten başka bir şey değildir.

Reklam pazarlama stratejisinin en önemli bileşenlerinden biridir ve aynı zamanda en pahalısıdır. Reklamlar, halka şirketiniz, ürününüz veya hizmetleriniz hakkında mesaj göndermeyi oluşturur. Ayrıca sahne arkasında çeşitli stratejilerin oluşumunu içeren ve izleyicileri hedef alacak doğru bir stratejiyle gelen süreç gibi çalışır. Strateji, reklam yerleştirme, hangi ortamın kullanılacağına karar verme, saat kaçta, sıklık gibi planlardan oluşuyor. Reklamlar genelde televizyon, gazeteler, internet, sosyal medya, e-posta, radyo, dergiler, mobil mesajlaşma, el ilanları, reklam panoları gibi ortamlar aracılığıyla veriliyor. En popüler olanı tabii ki televizyondur fakat internette reklam giderek daha popüler hale gelmektedir.

Reklamları pazarlamadan ayırt etmenin en kolay yolu, pazarlamayı bir pasta olarak düşünmektir ve eğer pastayı keserseniz, reklamı o pastanın bir parçası olarak görürsünüz. Pastanın diğer parçaları arasında ürünün pazar araştırması, ürün tasarımı, medya planlaması, PR, ürün fiyatlandırması, müşteri memnuniyeti, müşteri desteği, satış ve daha birçok şey yer alıyor. Tüm bu pasta parçaları ya da parçaları bağımsız olarak çalışmalı, ama ortak olarak daha büyük bir hedefe ulaşmalı, yani ürünü satmalı ve şirketin itibarını pazarda kazanmalıdır. Pazarlama, saatler ve bazen günler süren araştırmalar içeren birçok görevi kapsayan bir maraton sürecidir. Pazarlamanın araştırma bölümü, insanların bir ürüne karşı davranışlarını iyice anlamayı içerdiğinden en uzun süreyi alır. Ürünü tasarlamak ve reklam stratejisi geliştirmek aynı zamanda zaman alan bir süreçtir. Yalnızca daha az zaman alan bileşenler reklamları ve satışları yürütür. Pazarlama, tüketiciler ve şirket arasında bir ortam olarak da algılanabilir.

Fakat çoğu şirket, reklamları pazarlamayla karıştırmakla hata yapar. Bunun klasik bir örneği, örneğin, logo konusunu ele almaktır. Pek çok işletme sahibi, reklamlarında şirketlerinin logosu konusunda o kadar hassas davranıyor ki, bunun satışları artıracağını düşünüyor. Fakat bir logoyu ayakta tutan şey, şirketin saygınlığından başka bir şey değildir ve logoda bununla ilgili bir his olmalıdır ve şirketin değerlerini gerçekten yansıtmalıdır. Bu şirketlerin, yeni bir işletmenin yapamayacağı reklamlar için servet harcadıklarını da unutmamak gerek. Ürününüzü markalandırmak için gereksiz para harcamak yerine, müşterileriniz beklentilerini karşılayacak şekilde iletişim kurmaları için para ve zaman yatırımı yapmalıdır. Tüketicileri eğitmek de onlara neler yaptığınızı ve en iyisinin bu olduğunu anlamalarını sağlayacak bir yardım olacaktır.

Akıllı pazarlamacılar pasif olmaktan ziyade agresif yaklaşımlardır. Okuyucuların aklını kışkırtır ve onları sadece ürün hakkında bilgili yapmak yerine bir şeyler yapmaya teşvik ederler. Akıllı pazarlamacılar ayrıca agresif pazarlama yoluyla şirketinize iş vermekle gerçekten ilgilenen kişilerin isimlerini, adreslerini ve iletişim numaralarını da sunmaktadırlar. Bu yüzden iyi bir pazarlama kampanyasına sahip olmak, şirket ve onların ürünleri ve reklamları hakkında çok şey anlatıyor ve bu da ürünün satışında pazarlama elemanlarının zor işlerini bitirici bir dokunuş sağlıyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir